“Kar bir anda başlamıştı. Hava uzun zamandır olmadığı kadar soğuktu. Nefesler titreyerek çekiliyor, geri bırakılırken ciğerleri dolduran sis çevreye yayılıyordu. Evlerin önünde biriken beyaz ölüm kimseye sokağa çıkma izni vermiyordu. Binaların taş cephelerine çarpan ayaz soğuğun gerçek sureti gibiydi. Ne bir kapı ne de pencere bu fırtınaya karşı açık kalabiliyordu. Şehrin surlarının içindeki her bir ev, en dışarıdan içeriye kadar bu ak saçlı iblisten korunmak için kapılarını kapatmıştı. İnsanlar ...