Cemre, camdan süzülen neşeli güneş ışıklarıyla gözlerini açtı. Ama o güneş kadar neşeli değildi bugün.
Aslında her sabah böyleydi. Uyandığında yatağından hemen kalkmak ona en zor gelen şeylerden biriydi.
Birazdan annesi gelecek:
"Haydi bakalım! Okul zamanı." diyerek onu kahvaltıya çağıracaktı. Yorganını başına çekti, yatağının
içinde büzüldü. Üstelik bugün matematik sınavı vardı.
Hayvanları çok severdi Cemre. Altı yaşındayken gittikleri parkta, ağaçta kalmış yavru kediyi ...