“Kaldırıma baktı. Öteye, yazıhanenin oraya koştu. Sağa sola baktı. Yok. Yokk. Yokkklaaar! Yazıhaneye sordu. Yok. Kaldırımın oradakilere sordu, yok! Ne çok 'yok' vardı kulaklarında. Çıldırdı. Elinde paket süt ve biberonla koştu sağa sola. Sordu, tarif etti. Yok buldu yine karşısında. Arkası dönük bir kadının yanına vardı. Kolundan tuttu, döndürdü. Kadın çığlığı bastı 'Deliiii!' diye. Bebekli bir kadını daha tuttu kolundan. Yine yoktu. Yokların içinde o da yok oldu. Aklı aldı başını gitti, göç ett ...