Klasik iktisatta olağandışı bir gelir kalemi olarak nitelendirilen borçlanma, Keynesyen iktisatla birlikte devletlerin olağan bir gelir kaynağı olarak görülmeye başlanmıştır. 1929 Büyük Buhranının ardından şekillenen Keynesyen iktisat, devleti ekonominin önemli bir aktörü olarak değerlendirmiştir. Böylece devletin güvenlik ve adalet gibi asli fonksiyonlarının dışına çıkarak ekonomik işleyişe müdahalesi kamu harcamalarının giderek artmasına zemin hazırlamıştır. Bunun yanısıra 2. Dünya Savaşı sonr ...