Hurrem ve Sırma iki arkadaştı. Henüz ne genç ne de tam çocuk... Çeşitli baskılar altında büyürken kendi aralarında henüz aşkın, cinselliğin ne olduğunu bilmiyorlardı; düşünmemişlerdi. Birbirlerine karşı hissettikleri; beğeni, takdir ve yardım etme içgüdüsüydü. Okumak için kaderin ördüğü ağa takılarak evden kaçan Sırma ve arkadaşı Hurrem, 26 Aralık 1939 akşamı ertesi günkü matematik dersine çalışıyorlardı. Erzincan'ın müthiş soğuğunda iki çocuk titremeye başlamıştı. Battaniyeye sarıldılar. Ve bir ...