Odanın içine vuran ikindi güneşi, elli yaşını yarılamış kadının yüzüne vurdukça esmer tenini adeta bronzlaştırıyor, ürkütücü bir görüntü veriyordu. Pencerenin önüne gelen ağacın yapraklarının aralıklarla geçit verdiği canlı ışınlar, Hatice Hanım'ın kendinden emin yüz hatlarında alaca gölgeler bırakıyordu. Henüz tam anlamıyla kırlaşmamış saçlarını desenli Tokat yazması ile kapatmıştı.
Hafifçe arkasına yaslanmış, gözünü karşısındaki Turan'ın tetiğe basacakmış gibi titreyen sağ eline dik ...