İnsan zorla sevebilirdi ama zorla aşık olamazdı. Bu amansız açmaz, aşkı sevgiden ayıran en keskin çizgiydi. Hicran’ın kaldığı ikilemelerin en çetini, İdris’in diplerde gezinen çaresizliğiydi.Zaruri aşk bu yüzden ateşe benzerdi. Yaklaştıkça yakar, yıkıp dağıtırdı. Bu ateşi söndüren tek şey ölümdü. Bile bile ateşe atlar, yanmayı ve kül olmayı göze alırdın.Onların hiçliğe gönüllü hayatlarının önündeki tek çıkar yol da esasında çıkmaz bir sokaktı. Aşkları zorunlu göçlerde doğmuştu. Bu aşk kaçınılmaz ...