Bu karışık bir durumdu. Ne benim ne de Naz'ın bunu birilerine açıklama şansı yoktu. Her halükârda Naz'ın oraya
gelin gidişi Naz'ı, benim de ona destek çıkışım beni suçlu konumda bırakıyordu. Naz'ı bilmem ama ben “Artık
nasıl Reşit Bey'in yüzüne bakarım” diye kalakalmıştım. Zaten Reşit Bey dahi herkesin bakışlarından, sözlerinden
bundan başkası anlaşılmıyordu. Reşit Bey yine iyiydi. Bir defaya mahsus “Gülçin Hanım! Sen ne evimde ev oldun
ne de evimde ev bıraktın. Hep felaketim ...