Kelimeler bazen bir yumruk gibi iner insanın ruhuna, bazen de bir fısıltı gibi usulca içimize sızar. Ahmet Taştabanoğlu'nun öyküleri işte tam da bunu yapıyor: Bizi sarsıyor, düşündürüyor ve en önemlisi hissettiriyor.
Bu kitap, içinde sokaklardan yükselen sesleri, unutulmuş yüzleri, hayatın kenarında kalmış hikâyeleri barındırıyor. Kimi zaman bir tramvay yolculuğunda karşılaşılan bir yabancının iç dünyasına açılan pencere, kimi zaman bir çay bardağının dibinde saklı kalan pişmanlıklar ...
...