Mehmet, bir aşağılanma, içini yakan bir boşluk hissederek sustu. Havada zikzaklar çizerek başının üzerine düşmekte olan bastonu son anda farketti, sağ eli ile bastonu sıkıca tuttu. Bedeni terden sırılsıklam oldu, sanki dili tutuldu, konuşamaz oldu. Kalbi durdu. Nefesi kesildi. Bal kadar tatlı, kara, kapkara gözlerden kendini alamadı. Kiraz’ın bakışları bir ok gibi kalbine saplandı. Rüya mı görüyorum diye her iki avucunu da yüzünde gezindirdi.Genç kadının göğsü belirgin bir şekilde inip kalktı. H ...