Alparslan, gözleri yaşlı ellerini yere indirdi. Çevresini kuşatan komutanlarına baktı. Onların yüzlerindeki kararlı ifadeleri gördü.
“Ne garip öyle değil mi?”
Emirler, sesini yükselten sultanı pür dikkat göz hapsine aldılar.
“Ne garip… Elli yıl mı? Belki yetmiş, yüz yıl sonra… Bugün şu gözümden sakındığım ordunun bir tek neferi yaşıyor olmayacak. Bir dağ başında mı? Issız bir sahrada? Talana uğramış köy mezarlığında… Adı sanı unutulmuş birer ölü olacağız. Mezar taşlarımız bile za ...