Adli antropolojiye ilgim 2000'li yılların başında tesadüfen izlediğim bir belgeselle başladı. Belgesel, ayakkabının şekilsel izlerinin analiziyle adli bir olayın (cinayet) nasıl çözüldüğünü anlatıyordu. Belgeseli izlediğim yıllarda Türkiye'deki kütüphanelere adli antropoloji alanını tanıtan kitaplar yeni yeni gelmeye başlamıştı. Kitapları okudukça bu alanın gelişmesi için yapılması gereken çok şeyin olduğunu anlamaya başlamıştım. Bu nedenle olsa gerek yüksek lisans ve doktora tezlerimi ...