Bozduğum moralini düzeltince yanından ayrıldım. Ağır ağır dolaştım dükkânın içinde. Her tarafı pırıl pırıl tertemiz bir dükkândı. İçinde bir de koku vardı. İnsanı içine çeken bir koku. Raflardan kitaplar aldım. Birinin sayfalarını çevirdim. Çevirirken bir paragraf takıldı gözüme. Okumaya başladım. Tıpkı Tayfun’un hatıra defterinde yazılanları okuduğum gibi. ”Sana mutluluğun ne olduğunu sorabilir miyim? Bana bunun cevabını verebilir misin? Ben mutluluğu bazen uzakta bazen yakında aradım. Ama bir ...