2003’e yaklaşırken birden Abdulhaluk Uygur’un şehadet şerbetini içmesinin üzerinden tam 70 yıl geçtiğini anımsadım. Şair hakkında epeydir kafamdan geçirdiklerim beni yeni düşüncelere sevk etti. Onun bize bıraktığı cevherleri kazarak geniş kitlelere sunmanın ve düşüncelerini paylaşmanın da şairi gerçek anlamda anmak olacağını düşündüm. Ondan miras kalan seçkilerini elime alıp söz denizinin derinlerinden cevher aramaya giriştim. Hazinedeki cevherler tahminimdekinden fazlaydı ve keşfettikçe heyacan ...