"Aşk, yepyeni kalabilen eski bir masaldır."
Adam, bir dizeydi. Kadın, bir imge, tastamam bir şiir, öykü niyetine bir şarkıydı. Kendine akan bir ırmaktı kadın. Seviyesizliğin ve şarlatanlığın baş tacı edildiği ve kalitesizliğin adeta ödüllendirildiği bu tuhaf ülkede her şey eksik, yarım ve yalnız bırakılmıştı. Yitirdiğimiz değerler o kadar çoktu ki, hem insanın hem dünyanın canına okuyorlardı. İnsanın kendisine ve aşka sığınmaktan başka elinden bir şey gelmiyordu. Her an ihanete uğrayacak k ...