11. koğuşun ranzasında sırtımı kameralara döndüm. Demir parmaklıklı küçük pencereden giren güneş ışığında binlerce toz zerreciği kendi etraflarında dönüp duruyor. Şu toz zerrecikleri gibi bu dünyanın çarkında dönüp durmuştum şimdiye kadar. Saçlarım bembeyaz, gözlüksüz hiçbir şey okuyamazken geri kalan hayatımı pişmanlıklardan uzak geçirmek istiyorum. Bu defterin sayfaları dolduğunda kendimle yüzleşip yeni bir hayata başlayabileceğime inanıyorum.
Koğuşa kalem kâğıt sokmak yasak. Ama para, d ...